Enerji Uyuşmazlıklarında Tahkim Yolu: Uluslararası Yargı Kararlarının İncelemesi
- arbitrationblog
- Nov 19
- 3 min read

Yukos Universal Limited v. Russian Federation davası uluslararası yatırım tahkim davalarından en büyük tazminat kararı verlen yargılama olması nedeniyle kritik bir öneme sahiptir. Bu tahkim, Man Adası'nda kurulmuş olan Yukos Universal Limited ve diğer iki yatırımcı (Hulley Enterprises Limited ve Veteran Petroleum Limited) tarafından, Rusya Federasyonu'na karşı açılan üç paralel davadan biridir.
Söz konusu yargılama, 2005 yılında başlayıp 2014 yılına kadar devam etmekle Lahey’deki Daimi Tahkim Mahkemesi (Permenant Court of Arbitration)’nde, UNCITRAL kuralları kapsamında yürütülmüştür. 2014 yılına kadar verilen en yüksek tazminat miktarına sahip olan tahkim yargılaması, Rusya’nın davacılara toplamda 50 milyar dolar ödemesi kararıyla tahkim yargılaması sonuçlanmıştır.
Bu uyuşmazlığın önemi sadece hükmedilen tazminat miktarı ile sınırlı kalmamakla birlikte; üç ayrı davacı tarafından aynı davalıya karşı olan yargılamalarda, aynı hakem heyeti önünde yargılamanın yapılabileceği ve bu doğrultuda karar verilebileceğini göstermiştir.
Bu yargılamaların her birinde maddi vakıaların benzerlik taşıması yanı sıra her davanın esas numarası farklıdır. Her karar; aynı heyet tarafından, aynı gün içerisinde verilmiş olup her şirketin rusya aleyhine elde ettiği tazminat tutarında farklılık bulunmaktadır. Aşağıda verilen kararlardaki tazminat tutarları ayrıntılandırılmıştır:
(i) Hulley Enterprises Limited (Cyprus) v. The Russian Federation: 39,971,834,360 USD, (ii) Yukos Universal Limited (Isle of Man) v. The Russian Federation: 1,846,000,687 USD, (iii) Veteran Petroleum Limited (Cyprus) v. The Russian Federation: 8,203,032,751 USD olacak şekilde sonuçlanmıştır.
Söz konusu tahkim yargılaması yalnızca tazminat miktarıyla değil, uluslararası yatırım hukuku ve tahkim pratiği açısından emsal niteliğindedir. Emsal niteliğinde bir karar olması aşağıda iki ayrı başlık altında incelenmiştir:
1- Tahkim Yargılamasında Adil ve Hakkaniyete Uygun Muamele ile Vergilendirme
Yukos davası, bir devletin vergilendirme yetkisini kötüye kullanmasının dolaylı olarak kamulaştırma teşkil edebileceği açısından emsal teşkil etmektedir. Rusya devleti söz konusu yargılamada, vergi tahsilatı ve dolandırıcılıkla mücadele kapsamında eylemlerin meşru bir temelde olduğunu savunmuştur. Ancak hakem heyeti söz konusu vergilendirmelerin ve ana üretim tesisinin yadırganacak kadar az miktara satılmaya itilmesinin siyasi amaçla olduğunu belirtmiştir. Söz konusu satış sonucunda ise Yukos’un iflasının hedeflendiği tespit etmiştir. Söz konusu tahkim yargılaması; (i) vergi tedbirlerinin kamulaştırma olarak kabul edilmesi ile (ii) temiz eller prensibi reddedilmiştir.
(i) Vergi tedbirlerinin kamulaştırma olarak kabul edilmesi, heyet tarafından Rusya’nın vergi rejiminde ayrımcılık bulunduğunu ve bu durumun Enerji Şartı Anlaşması’nın Adil ve Hakkineyete Uygun Muamele prensipleriyle uyuşmadığından kamulaştırma yasağını ihlal ettiğine karar vermiştir. Söz konusu karar dolayısıyla devletlerin yatırım anlaşmaları kapsamında ele alacakları vergi rejiminin sınırlarının varlığı ve yetkilerinin kötüye kullanımı halinde yatırımcıların korunmasının gerektiğine ilişkin önemli bir sınırı belirginleştirmiştir.
(ii) Temiz Eller (Clean Hands) presibinin reddedilmesi, Rusya devleti, Yukos hissedarlarının şirket içinde dolandırıcılık ve vergi kaçırma suçlarını işlediklerini öne sürerek temiz eller (clean hands) ilkesini ileri sürmüştür. Heyet, Yukos hissedarlarının vergi regülasyonlarına optimizasyonunu eleştirmiş olsa da uluslararası hukuk kapsamında temiz eller prensibinin yer almadığını belirtmiştir. Heyet kararında, Yukos’a karşıt düşen eylemlerin yatırımcıların hatalarına kıyasla daha ağır düşeceğini değerlendirmiştir.
2. Kararın İcrası ve Devlet Egemenliği Dokunulmazlığı Sorunu
Heyet tarafından verilen karar akabinde icra süreci başlamış, karar ile devletin egemenliğine dokunulamayacağına ilişkin tartışmalar gün yüzüne çıkmıştır.
i- Rusya verilen karara karşı Hollanda’da iptal davası açmış; mahkeme kararlarının iptali, temyiz mahkemesi kararlarının iadesi ve Hollanda Yüksek Mahkemesi'nin temyiz mahkemesi lehine karar vermesiyle yargılama süreci uzamıştır. Bu süreç içerisinde davacı taraflar kararı ABD, Fransa, İngiltere ve Belçika’da icraya koymuştur. Bu sayede Rusya devletine ait ticari varlıklara, belirtilen ülkelerde el konulması amaçlanmıştır.
ii- Egemenliğin dokunulmazlığı ilkesine engel oluşturması, Rusya devleti, kendi rızası olmaksızın mallarına el konulmasının egemen dokunulmazlık ilkesi kapsamında mümkün olmayacağını savunmuştur. Davacılar imzalanan Enerji Şartı Anlaşması doğrultusunda, tahkim şartını kabul ettiklerini, kararın icrası da tahkim şartının kabul edilmesi ile dokunulmazlıktan vazgeçildiği anlamına geleceğini ileri sürmüştür. Rusya’nın dokunulmazlık savunmasını İngiliz ve ABD mahkemeleri, Hollanda mahkemesinin kararlarının bağlayıcılığını kabul etmesi sebebiyle reddetmiştir. Bu durum sonucunda, bir devletin dahil olduğu tahkim kararlarına karşı dokunulmazlığının kullanılması hakkında ulusal mahkemeler arasında farklılıklar doğmuştur.
About the Author: She was born in April 2000 and completed her primary and secondary education in Ankara before beginning her studies at the TOBB University of Economics and Technology Faculty of Law in 2019. During her university years, she served as the University Campus Coordinator of the UN SDSN, participated in the “Google Start-Up” project conducted under TOBB to support the development of Türkiye’s start-up ecosystem, and was elected as a youth delegate for UN COY 16. She completed internships at STM Inc. and Aksoy Law and Consultancy, and she is currently working at Şengün & Partners Attorney Partnership while continuing her academic engagement as a researcher member of AIPA.




Comments