top of page

Venezuela’dan İran’a Tahkim Jeopolitiği

  • 1 day ago
  • 2 min read

Uluslararası tahkim, son yıl­larda yalnızca ticari uyuş­mazlıkların çözüm yöntemi ol­maktan çıktı; jeopolitik rekabe­tin hukuki sahnesine dönüştü.


ICSID verilerine göre 2025 ma­li yılında kaydedilen 109 dosya ile yatırım tahkimi tarihinin en yüksek başvuru sayısına ula­şıldı. Bu artış, küresel sermaye hareketleri ile devlet müdaha­leleri arasındaki gerilimin bü­yüdüğünü açık biçimde gösteri­yor. Özellikle enerji, maden ve altyapı sektörlerinde yoğunla­şan uyuşmazlıklar, tahkimi artık ekonomik olduğu kadar stratejik bir araç haline getirmiştir.


Venezuela: Kamulaştırmadan tahkime


Venezuela, tahkim hukukun­da adeta bir laboratuvar işlevi görüyor. Hugo Chávez dönemin­deki kamulaştırma politikaları sonrasında ülke aleyhine elliden fazla yatırım tahkimi başvurusu yapıldı ve bunların önemli bölü­mü hâlâ sonuç üretmeye devam ediyor.


ConocoPhillips kararında ol­duğu gibi milyarlarca dolarlık tazminat hükümleri, tahkim sis­teminin yatırımcı korumasın­daki ağırlığını ortaya koydu. Bu­na karşın Venezuela’nın 2012’de ICSID Sözleşmesi’nden çekil­mesi ve kararların tahsilinde ya­şanan güçlükler, sistemin uygu­lanabilirliği tartışmasını büyüt­tü.


Son dönemde ise Caracas yö­netiminin enerji ve madenci­lik sektörlerini yabancı yatırı­ma açan reformlarıyla birlikte uyuşmazlıkların yeniden tah­kim yoluyla çözülmesi planlanı­yor. Bu durum, tahkimin devlet politikalarıyla ne ölçüde iç içe geçtiğinin güncel bir örneğidir.


Maduro sonrası hukuki arayış


Maduro yönetimi altında tah­kim kararlarının tahsilindeki zorluklar, yatırımcılar için cid­di belirsizlik yaratmıştı. Ancak son gelişmeler, siyasi değişimin tahsil kabiliyeti ve yeni başvuru­lar açısından oyunun kuralları­nı değiştirebileceğini gösteriyor.


Bu süreçte tahkim yalnızca bir uyuşmazlık çözüm yöntemi de­ğil; aynı zamanda ekonomik ye­niden yapılanmanın aracı olarak öne çıkıyor. Devletlerin borç ye­niden yapılandırmaları, yaptı­rımlar ve enerji arz güvenliği po­litikaları artık doğrudan tahkim stratejilerini etkiliyor.


İran savaşı; Tahkim boyutu


İran merkezli jeopolitik ge­rilimler ise tahkim hukukunun yeni sınırını oluşturuyor. Ener­ji projeleri, yaptırımlar ve söz­leşme ihlalleri nedeniyle İran’a ilişkin uyuşmazlıkların sayısı artıyor. Savaş ve yaptırım orta­mında ortaya çıkan sözleşme fe­sihleri, “force majeure” ve “har­dship” kavramlarının yeniden yorumlanmasına yol açıyor.


Özellikle bölgesel çatışma ris­kinin büyümesiyle enerji arz zincirlerinde yaşanan kırılma­lar, yatırımcıların zarar hesap­lamasında yeni metodolojileri gündeme getirdi. Bu nedenle je­opolitik krizlerin tahkimde yal­nızca tarafları değil, hesaplama tekniklerini de dönüştürdüğünü söylemek mümkündür.


Meşruiyet tartışması derinleşiyor


Bugün tahkim hukukunun en kritik meselesi, devlet egemen­liği ile yatırım koruması arasın­daki dengeyi kurabilmektir. Ge­lişmekte olan ülkeler açısından tahkim hâlâ sermaye çekmenin güçlü bir güvencesidir ancak egemenlik tartışmaları giderek sertleşmektedir.


Bu nedenle reform tartışma­ları; şeffaflık, temyiz mekaniz­ması ve çok taraflı yatırım mah­kemesi önerileri etrafında yo­ğunlaşıyor. Tahkim sistemi muhtemelen ortadan kalkmaya­cak fakat jeopolitik baskılar al­tında daha fazla dönüşecektir.


Fay hatlarında gezen hukuk


Bugün tahkim, küresel ekono­minin en hassas fay hatlarında işliyor. Venezuela örneği devlet müdahalesinin hukuki sonuçla­rını, İran dosyası ise savaşın hu­kuk üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönem­de tahkim, yalnızca sözleşmeleri değil; küresel güç dengelerini de yansıtan bir alan olmaya devam edecektir.


Yazar Hakkında:

Dr. Aküzüm, Alfa Arabuluculuk A.Ş. kurucusu, İstanbul Barosu Tahkim Merkezi Üyesi ve Türkiye’de tahkim uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefleyen İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC)’ın kardeş kuruluşu İstanbul Tahkim Derneği’nin Denetim Kurulu Başkanıdır. Birçok sivil toplum ve iş dünyası kuruluşunda muhtelif görevler üstlenen Aküzüm, 12 yıl Galatasaray Spor Kulübü ve bağlı ortaklıklarında yönetim kurulu üyeliği ve değişik görevler üstlenmiştir.


Akademik hayatında Bilgi Üniversitesi MYO Bankacılık, Finans ve Sigortacılık bölüm başkanlığı, Gedik Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı görevlerini ifa etmiştir. Halen Gedik Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekan yardımcısı ve İdare Hukuku Ana Bilim Dalı’nda öğretim üyesidir. Dr. Aküzüm, beş kitap ve çok sayıda akademik makale yayınlamış, ulusal ve uluslararası akademik sempozyumlarda bildiriler sunmuştur.

 
 
 

Comments


bottom of page