top of page

Yargıtay İBBGK Kararı Doğrultusunda Gerekçesiz Yabancı Makeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizine İlişkin Değerlendirme

  • Writer: arbitrationblog
    arbitrationblog
  • Nov 18, 2024
  • 3 min read

Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 50 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir. Bu şartlar arasında tanınması veya tenfizi istenilen kararın gerekçeli olması gerekip gerekmediğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.


Türk mahkemelerince verilecek kararların gerekçeli olması, Türk medeni usul hukukunda önemle üzerinde durulan bir meseledir. Öyle ki 1982 Anayasası m. 141/3, “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmünü içermekte ve konuyu doğrudan anayasal düzleme taşımaktadır. Yargıtay kararları ve doktrinde de gerekçenin adil yargılanma hakkının bir parçası ve kamu düzenine ilişkin bir mesele olduğu kabul edilmektedir. 


Gerekçesiz Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması veya Tenfizine İlişkin Yargı Kararları


Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) kararların gerekçeli olması gerektiği yönünde bir hüküm yer almamaktadır. Fakat AİHM kararlarında AİHS m. 6’da düzenlenen adil yargılanma hakkının mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını da içerdiği kabul edilmektedir. AİHM, bugüne kadar gerekçesiz yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin herhangi bir karar vermemişse de, 2001 tarihli Pellegrini v İtalya kararı konumuz bakımından önem taşımaktadır. AİHM, bu kararıyla taraf devletlere yabancı ülke mahkemelerince adil yargılanma hakkı ihlâl edilerek verilen kararların tenfizi taleplerini reddetme yükümlülüğü yüklemiştir. Bu bakımdan, bir kararın gerekçesiz olmasının adil yargılanma hakkının ihlâli anlamına geldiği sonucuna varılırsa, bu kararların başka ülke mahkemelerince tenfizi de söz konusu olamayacaktır.


Fransız ve İsviçre hukuklarında ise belli şartlar dahilinde gerekçesiz yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizinin mümkün olduğu kabul edilmektedir. Türk mahkemlerinde ise çelişkili kararlar sonrası ortaya çıkan görüş ayrılığını gidermek amacıyla Yargıtay İBBGK toplanmış ve 10.02.2012 tarihinde 2010/1 E. ve 2012/1 K. numaralı İBK verilmiştir. İBK’da, tanınması veya tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının gerekçesiz olmasının tek başına Türk kamu düzenine aykırılık teşkil etmeyeceği sonucuna varılmıştır. Özet: Yabancı mahkeme kararlarının salt gerekçesinin bulunmaması kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tenfızine engel olmaz. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 54/c maddesi anlamında kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturmaz.  


SONUÇ 


2012 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, gerekçesiz yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması veya tenfiz edilmesinin Türk kamu düzenine aykırı olmadığına hükmetmektedir. Bununla birlikte konuyla bağlantılı tenfiz engeli olan savunma hakkı ihlâli (MÖHUK m. 54/1(ç)) ve kamu düzenine açıkça aykırılık (MÖHUK m. 54/1(c)) şartları bağlamında değerlendirme yapmak gerekir. Yabancı bir mahkeme kararında gerekçe bulunmaması bir yandan Türk hukukunda varlığı doğrudan anayasal bir düzenlemeyle zorunlu kılınan ve savunma hakkının önemli bir parçası olarak değerlendirilen gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Örneğin davalının bu gerekçeye dayanarak tenfiz talebine itiraz etmesi hâlinde, Türk tenfiz hâkiminin gerekçesiz karar vermeye imkân tanıyan basit dava usulünün ilgili ülke hukukuna uygun şekilde işletilip işletilmediğini incelemesi gerekecektir. 


Yargıtay İBK’da bu ihtimali  ele alınmamış ve konu yalnızca kamu düzenine açıkça aykırılık şartı bağlamında değerlendirilmiş olsa da, savunma hakkının ihlalinin de   gerekçesiz yabancı mahkeme kararlarının tanınması veya tenfizine engel oluşturabileceği unutulmamalıdır.


Sonuç olarak yabancı mahkemede görülen bir davada , mahkemenin kararında bir gerekçe olmamasının tarafların savunma hakkını ihlal edecek şekilde bir özellik taşımaması halinde kararın gerekçesiz olmamasının ,uygulanan usul kurallarının bir sonucu olduğunun, borcun kaynağının ve davalının savunma hakkına riayet edildiğinin ortaya konması hâlinde, tanıma veya tenfiz talebinin kabul edilmesi gerekmektedir .Ek olarak denetimini yapılabilmesi için mahkeme kararının neden gerekçesiz olduğunu açıklayan bilgiye de ulaşılması gerektiğini düşünüyorum .Diğer olumsuz senaryo da ise savunma hakkını ihlal edilen bir durum ortaya çıktığında, tanıma ve tenfiz engeli oluşacağı sebebiyle ve buna bağlı olarak borcun kaynağının ve davalının savunma hakkına riayet edildiğinin ortaya konulmaması hâlinde, tanıma ve tenfiz engelini sağlayan şartlardan olması nedeniyle reddedilecektir.


Av. Kübra Korkmaz


 
 
 

Comments


bottom of page